Fenerbahçe
Spor yazarları Başakşehir – Fenerbahçe maçını değerlendirdi


GÜRCAN BİLGİÇ – BEKLENEN BEKLENMEYEN
En sondan başlayalım; Fenerbahçe kazandı ama bir “beklenen” bir de “beklenmeyen” hakem kararının ardından geldi bu galibiyet. Tek kaleye dönmüş, mücadelenin üst düzeye çıktığı anlarda, Batshuayi’yi öne çekerek, sonra çelmeleyerek düşürdü Başakşehir oyuncusu. “Beklenen” hakem Bitigen’in “devam demesiydi. İkinci “beklenen” VAR hakemi Erkan Ergin’in devreye girmemesiydi. Tekrarı izlerken bile “nasıl yani?” dedirten pozisyonun kahramanları… Peki; “beklenmeyen” neydi?
90. Dakikada Abdulkadir Bitigen’in penaltıyı vermesi. Pozisyonun tam karşısında olmasına rağmen Cengiz’in şut atması bekledi. Vicdanı “artık dur” dedi ki muhtemelen, penaltı noktasını gösterdi. Zor maç, Başakşehir’in “olağanüstü” direnciyle daha da zor hale geldi. Volkan Babacan kurtarışlarıyla taşıdı takımı. Penaltıyı da kurtarıyordu neredeyse. Kulüp, daha önce hiçbir derbi maçında yapmadığını yaptı, bir gün öncesine antrenmana taraftar getirdi.
11 sarı kart gördü takım. İkisi iki sarıdan kırmızıya döndü. Böyle bir motivasyon diğer maçlarda olmadığı için incelenmeli ve Göksel Başkan ile Çağdaş Hoca’nın “sırrı” başkalarına örnek olmalı. Yine de golün sürekli etrafında dolaştı Fenerbahçe.
Sanki tekrar filmi gibi önce Samsunspor maçındaki cümle vardı anlatımda, “Top direğin yanından auta çıktı.” Rakip ceza alanında 70 kez topla buluşup, 30 şut üretip, maçı penaltıyla kazandılar. İsmail Kartal bu detayı çözmeli. Demek ki merkezde “beceri” problemi var. Düşünün böyle bir maçı “mucizevi” kazanıyorsunuz. Doğru değil bu denklem…
EMRE BOL – KİMSE İNANMAZ
Fenerbahçe’nin bu sezonki durumunu anlatmak için bir örnek vereceğim. Birçok rakip kalecinin ardından dün gecede Volkan Babacan, “en çok kurtarış yaptığı” maçı oynadı. Sezon başından bu yana istatistikler böyle söylüyor. Pekiiii acaba kaleciler mi çok formda geliyorlar yoksa Fenerbahçe’nin 3. bölge oyuncuları mı yeteneksiz? Elbette yeteneksiz değil ama sanırım biraz beceriksizler!
Bu kadar rakip cez sahası içinde oynayıp topu içeri dürtememek! Hem de en fazla gol attığın sezonlardan birini yaşarken… Çağdaş Atan’ın geriden topla çıkma taktiği inadı yıllardır devam ediyor. Başka takımlara karşı istediğini almış olabilir ancak Fenerbahçe gibi ön alanda yüksek pres yapan bir takım karşısında pek işe yaramadı. Sarı- lacivertliler çok kısa sürelerde topu rahatça geri alıp oyun üstünlüğünü henüz ilk dakikalardan ele aldı.
Heyhat sayamadığım kadar pozisyona girilmesine karşın top bir türlü üç direk arasına bir türlü girmedi. Başakşehir 10 kişi kaldıktan sonra öylesine geri çekildi ki inanın ceza sahasında nefes alacak boşluk dahi kalmadı! İsmail Kartal geçen maçta yaptığı hatayı yapmayıp santraforu çiftledi. Kruniç Fred’i aratmadı, Ferdi hem Dubois’in çıkmasını engelledi hem de müthiş oynadı.
Oosterwalde artık sanki stoper oldu. Bu kadar müthiş oynanan bir maçı penaltı golüyle kazanmak aslında biraz tuhaf oldu. Dünyada futbolla ilgilenen herhangi birine, “Fenerbahçe bu maçı penaltı golüyle kazandı” desen inanmazlar. Herkes ter döktü, herkes elinden geleni yaptı. Şampiyonluk acı çekerek gelecek anlaşılan…
ERMAN TOROĞLU – POZİSYON PENALTI
Tekmili birden enteresan bir maç. Her şey var; Aşk, ihtiras, kin hepsi var. Sahadaki iki takımın mücadelesi de güzel. Biri haddini bilerek oynuyor, diğeri “Mutlak kazanacağım” diyor. “Mutlak kazanacağım” diyen oyun disiplininden hiç uzaklaşmıyor, dakika 60-70 olmasına rağmen oyun disiplinini bırakmıyorlar. Fenerbahçe için güzel olan da zaten bu.




